
Kaygı (anksiyete), aslında zihnimizin bizi olası tehlikelere karşı koruma biçimidir. Ancak bu "alarm sistemi" bazen olması gerekenden fazla veya yanlış zamanlarda çalıştığında, günlük yaşam kalitemizi ciddi şekilde etkileyebilir. Samsun Psikodemy Aile Danışma Merkezi olarak, kaygının kontrolünüzden çıktığı noktalarda, bilimsel temelli stratejilerle yeniden dengeyi bulmanıza yardımcı oluyoruz.
Uzm. Psikolog Selin Aytaç koordinatörlüğünde, anksiyete süreçlerini bir "hastalık" etiketiyle değil, yönetilmesi gereken duygusal bir yoğunluk olarak ele alıyoruz.
Kaygı sadece zihinde değil, bedende de hissedilir:
Kaygıyı besleyen "otomatik olumsuz düşünceleri" fark etmeyi ve bu düşünceleri daha gerçekçi olanlarla değiştirmeyi hedefleyen Bilişsel Davranışçı Eğilimli Danışmanlık tekniklerinden faydalanıyoruz.
Aniden gelen yoğun korku dalgaları ile başa çıkmak için bedensel farkındalık ve nefes egzersizlerini sürece dahil ederek, atağın kontrol edilebilir olduğunu deneyimliyoruz.
Eğer kaygının kökeninde geçmişe dair sarsıcı yaşam olayları varsa, EMDR tekniği eğilimli psikolojik destek ile bu anıların zihinde yeniden işlenmesini sağlıyoruz.
Toplum içinde konuşma, yeni ortamlara girme veya değerlendirilme korkusu gibi durumlarda, bireyin sosyal becerilerini ve öz saygısını güçlendiriyoruz.
Kaygının kendisi bir sorun değildir; onu sorun hâline getiren, yoğunluğu ve süresidir. Aşağıdaki durumlar, profesyonel destek almanın faydalı olabileceğine işaret eder:
Bu maddelerden birkaçı size tanıdık geliyorsa, bu bir zayıflık göstergesi değil; sistemin fazla yüklendiğinin işaretidir.
Kaygının kendini besleyen bir yapısı vardır. Tipik döngü şöyle ilerler:
Bu son adım, döngünün neden kendiliğinden kırılmadığını açıklar. Danışmanlık sürecinde bu halkaların nerede kırılabileceği birlikte çalışılır.
Süreç genellikle şu aşamalarda yürütülür:
Kaygı, herkesin zaman zaman yaşadığı normal bir duygudur; sınav öncesi ya da iş görüşmesinde hissedilen gerginlik gibi. Anksiyete bozukluğundan söz edilebilmesi için kaygının belirgin bir tehdit olmadan da sürmesi, günlük işleyişi (iş, okul, ilişkiler) bozması ve kişinin kaçınma davranışları geliştirmesi gerekir. Bu ayrımı yapmak için bir uzmanla değerlendirme yapılması önerilir.
İlaç kararı yalnızca hekimlerin (psikiyatri uzmanı) verebileceği bir konudur; psikolojik danışmanlık kapsamında ilaç önerilmez. Birçok kişi psikolojik danışmanlık süreciyle kaygı yönetiminde yol alır. Bazı durumlarda hekim takibi ile danışmanlık birlikte yürütülebilir.
Kaygının uzun süredir var olması değişemeyeceği anlamına gelmez. Uzun süreli kaygıda genellikle yerleşmiş düşünce kalıpları ve kaçınma davranışları söz konusudur; süreç bu kalıpları fark etmek ve kademeli olarak esnetmek üzerine kurulur. Süre kişiden kişiye değişir.
Evet. Çarpıntı, nefes darlığı, mide-bağırsak şikâyetleri, kas gerginliği, baş dönmesi ve uyku bozuklukları kaygının sık görülen bedensel yansımalarıdır. Bu belirtiler başka tıbbi durumlarla da ilişkili olabileceğinden, öncelikle bir hekim değerlendirmesi yapılması önerilir.
Hayır. Süreç sizin hızınıza göre ilerler. Konuşmaya hazır olmadığınız konularda ısrar edilmez; hazır olduğunuzda ele alınır.
Psikodemy Aile Danışma Merkezi, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı mevzuatına uygun, Samsun'da profesyonel hizmet veren resmi bir kuruluştur.